Uzak masaüstü bağlantısı yaptığınızda klavye sapıtıyorsa ve normal kullandığınız makinenizde herhangi bir klavye sorunu olmuyorsa, uzak masaüstü oturumunuzdayken windows tuşuna bastıktan sonra sorunun düzelip düzelmediğini kontrol edebilirsiniz. Sanırım takılı kalıyor bi şekilde uzak masaüstünde.
Tıpkı arkadaşlarından brisinin söylediği gibi ”Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın, sussan acıtır, konuşsan kanatır…“.
İsyan etmiyorum ancak bazen neden içimizden hep en iyilerini seçip alıyor diye sormaktan alamıyorum kendimi.
Dualarımdasın adamım, mekanın cennet olsun.
Sharepoint 2010′dan oracle’a bağlanırken 32 bit 64 bit sorunu yaşayabilirsiniz. Oracle client 64 biti kurarsanız sorun düzelecektir.
http://www.oracle.com/technetwork/database/enterprise-edition/downloads/112010-win64soft-094461.html
Hatanın sebebi dll’in snk dosyasına sahip olaması. SNK dosyasının aynı zamanda dll ile aynı isimde olması gerekiyor.
snk oluşturma ;
cmd’den sn -k xxxxxxxxxxxxxxxx.snk
ya da project properties’ten signing den yapılabilir.
WSPBuilder AddIn Error
—————————
System.IO.FileLoadException: The given assembly name or codebase was invalid. (Exception from HRESULT: 0×80131047)
at System.Runtime.InteropServices.Marshal.ThrowExceptionForHRInternal(Int32 errorCode, IntPtr errorInfo)
at System.GACManagedAccess.AssemblyCache.UninstallAssembly(String assemblyName, InstallReference reference, AssemblyCacheUninstallDisposition& disp)
Fiddler web programlama yapan herkesin mutlaka kullanması gereken bir tool diye düşünüyorum. Http request ve response’larını tüm detayları ile izlemenize yardımcı oluyor. Http header v.b. herşeyi görebilmenizi sağlıyor. Hatta break point’ler koyup durdurup request’i modifiye edip tekrar çalıştırabiliyorsunuz. Sitenizin güvenlik açıklarınıda tespit etmek adına oldukça kullanışlı oluyor. Hatta tool üzerine kod bile yazabiliyorsunuz.
Fidller’ı aşağıdaki adresten indirebilirsiniz;
http://www.fiddler2.com/fiddler2/
Bazı komutlarınada aşağıdan ulaşabilirsiniz;
http://www.fiddlertool.com/fiddler/help/quickexec.asp

Yine gecenin bir vakti aklıma düştün, uykum kaçtı, keşkelerim çoğaldı, pişmanlıklarım suratıma birkez daha çarptı. Ben hiç keşke demem diyen insanlar, inanmıyorum hiçbirinize. Düşündüm de tam 322 gün olmuş sen aramızdan ayrılalı, yaşıyor olsaydın 18 yaşında olacaktın.Belki güzel bir bölümü kazanmış akranların gibi Üniversite okuyor olacaktın. Neredeyse 1 sene olmuş, içimde bıraktığın sızıya baktığımda hiç azalmadığını gördüm. Sanırım ömrümün sonuna kadarda azalmayacak. İlk zamanlar nefes almakta güçlük çekiyordum, şimdiyse daha rahat. Kendi kendime acaba unutuyor muyum diye soruyorum ? Asla! Sadece alışıyorum. Her aklıma geldiğinde hissettiğim acı belki bir öncekinden daha fazla. Dedim ya sadece alışıyorum yokluğuna ama kolay olmuyor.
Ne bileyim, PES oynasaydık yine yenerdin beni, tavla atardık, satranç öğretirdin,belki maçlarını izlemeye gelirdim, birlikte soru çözerdik, takılırdım kulaklarına… Daha iyi olmaz mıydı ?
Neden bunları yazıyorum konusuna gelince, hafızam iyi değil unuturum bir gün diye korkuyorum.
Allah gani gani rahmet eylesin adamım, dualarımdasın.
Ağurtu :Yoğurt, katık
Irılık :Boşluk,ara
Aldanguç :Sahte
Işmar :Kaş-göz hareketi
Ahana :Burada
İşkirli :Suçlu
Ağırlık :Hastalık
İvitleme :Karıştırma, kurcalama
Esük görmek : Düzmek;alış-veriş etmek
Kese :Kısa yol
Banmak : Parmak
Kırtlamak :Azıcık koparmak
Bıcaklık :Raf, terek
Kurük :Merkep yavrusu
Bizağal :Biraz sonra
Kiren :Kızılcık
Bocid :Camdan su bidonu
Kemre :Hayvan gübresi
Bi gayde ki :Bir tutum ki, davranış ki
Kekilme :Ayağı takılma
Boydak :Başıboş, avare, aylak
Kecistün :İnşatta destek, payanda
Bielçim :Bir tutam
Kekitmek :Atlamak, aldanmak
Cerek :İnce uzun ağaç
Keperük :Fazla olgunlaşmış meyve
Cula :Karga civcivi
Löpçü :Beleşci
Comba :Erkek manda
Meğel :Çapa
Cörtle :Ağaçtan mamul su borusu
Mürdümük :Küçük dolu
Coştar :Çok konuşan kişi
Mamir :Güzel, hatsız
Çolpa :Hareketleri kontrolsüz olan
Metel :Bilmece
Çon olmak :Hareketsiz kalmak
Mangaş :Cımbız
Dalap :İstekli olmak
Nönnük :Umacı
Dorak : Dere otu
Neağit :Ne zaman ?
Deve tilvesi :Çok uzun boylu
Oseat : Derhal, hemen
Devek :Asma kütüğü
Özemek :Uzatmak, sulandırmak
Dingildek : Dengesiz duran
Ökseğe :Ucu yanmış odun
Dangıdak :Aniden
Pataklı :Kirli, pis
Durukmak :Somurtmak, susmak
Pöğre-poyra :Kiremitten su borusu
Elevayi :Beceriksiz
Saku :Ceket
Eme :Hala
Similik :Çekingen, içine kapanık
Eci :Abla
Saçu : Düğün hediyesi
Ersün :Ateş küreği
Söndel :El mahareti
Fagrimek :İhtiyarlamak
Şilepe :Tatlı nesnenin bulaşanı
Fodula :Ekmek
Şibermek :Sululuk etmek
Felfes : Doğru iş yapmayan
Şapdik :Tez canlı, eski papuç
Gubat :Kaba
Şinavat :Üzüm ezmeye mahsus kap
Gadellenme :Çoğalma, artma
Şemelek :Süs kavunu
Gireği : Pazar günü
Tağar :Ağzı geniş su küpü
Galuk :Kayısı talısı
Toftamak :Rahatlamak
Gaşmer :Rezil, maskara
Tuşma :Yumruk
Göbel :Gerdanlık, takı
Teküllü :Nişanlı
Geleşdağane :Gelene kadar
Tatula olmadı :Az gelmek
Guburluk :Küçük samanlık
Tuyuma :Gelişi güzel
Gecemer :Becerikli
Ufunret :Sıkıntı
Gaddel :Keskin
Yağanı :Sırt
Gıynaşuk :Aralık, açık
Yazulamak :Uzaklaşmak
Gunnamak :Yavrulamak, çoğalmak
Yanuç :Yufkadan yapılan hamur işi
Hüşkü :Çöp
Yambiç :Eğri Çarpık
Heri :Aman canım, sende
Zımzık :Yumruk
Hönte :Beceriksiz
Zarzalak :Leylak
Hopçikli :Hafif meşrep
Zortalak : Patavatsız, argo
Horhudah :Aniden, birden
Zongur :İri, kaba
Hövelek :Uzun boylu
Horata :Söz, dedikodu
İstikan :Bardak
donbi:bidon
Alengirli : çarpraşık , karışık
Amanheri : aman be , anlamında
Ağız : Defe – Kere
Aha : İşte ,şaşma ,hayret ve teaccüp etme
Akbakla : kuru fasulye
Aze : organ , vücut
Ahana : burada
Ağrıklı : hastalıklı
Ağrınmak : incinmek
Aha anağan babağan : hayret ,şaşma
Böcük : böcek
Badal : merdiven
Bağraç : bakraç su kovası
Bannak : parmak
Bucaklık : raf ,terek
Böğür : gövdenin yan tarafı
Bizağal : biraz önce
Bisokum : çok küçük
Bidıkım : küçük lokma
Bicimcik : çok az
Bişibaba : yağda kızarmış hamur
Belemek : sarmak
Bi gayde ki : bir tutum ki , davranış ki
Gaydeli : tutum ve davranışı farklı olan
Bıldır : geçen sene
Barimiye : hiç olmazsa
Bırak heri : yapma bırak sende
Bidane : bir tane
Bun : sıkıntı
Cücük : civciv
Cırcır : fermuar
Cimcik : eti sertçe sıkma ( eylemine verilen isim )
Cof coflu : her hali ile fevkalade
Çatal çorba : hamur ve mercimekli çorba
Çıkı : bohça
Çaynik : çaydanlık
Çimmek : yıkanmak
Çalkama : ayran
Çaput : bez
Cin arabası : bisiklet
Çene : köşe başı(SOKAK BAŞI)
Çerez : leblebi
Çıt : anahtar ( Çıtlı kapılar için)
Çıt çıt : patlamış mısır
Çiğit : meyva çekirdeği
Çömelmek : eğilmek
Döşşek : yer yatağı
Dayak : destek ,payanda
Değer mi ? : eder mi ?
Dıkım : lokma
Dürme : katlama
Dönderme : mayasız hamur kızarması
Demin : az önce
Deydaha : işte , orda
Dibek : taştan havan
Düş : rüya
Dinelme : ayakta durma
Dikelme : ayakta durma
Dene : tane ( Bidene : bir tane )
Dutak : tutaç
Dekmük : tekme
Denmiki : der misin
Dombalak : takla atmak
Dingil Dombalak: ters takla
Dümbelek : darbuka
Esbap : çamaşır
Eccük : az , biraz
Ellağam : zannederim , öyledir , zahir
Enek : bilye , misket, bölünmüş kısım
Ezme : marmelat
Essah : gerçek
Emme : ama
Emmi : amca
Ellehem, ellağam : galiba
Ezücük – Etcük : az
Ele : değilmi
Eserük : gelgit akıllı
Esük : eksik
Esük etek : kimsesiz yetim kız
Emi ? : tamam mı?
Eşelek : meyvelerin yendikten sonraki işe yaramaz kısmı
Evmek : acele etmek
Eyi : iyi
Eze : gövde , vücut
Essah : doğru
Ferağımak : iyileşmek
Gubat : kaba
Gaydeli : süslü nazlı
Gavi : sağlam
Göresi gelmek : özlemek
Göresimek : görmeyi arzu etmek
Gıdık : çene
Gulaklı : iki saplı bakır kap
Güğüm : su kabı
Gasnak : elek
Gavım : akraba , hısım
Gı : bayanlara kullanılan bir hitap
Gınnap : kendir ipi
Gıyak : güzel , torpil geçme
Gidişmek : kaşınma
Helke : kova
Hazitmek : sevmek
Hüşkü : çöp
Hüşkülük : çöplük
Hedik : kaynatılmış buğday
Heri : aman canım sende
Hemi : öyle değil mi
Hapaz : avuç dolusu
Hele : yaptığına bak
Helle çorbası : un çorbası
Hüdüklenmek : huylanma , tedirgin olma
Irgalamak : sallamak , silkelemek
İlağen : leğen
Irılık : aralık , boşluk
İbik : bir şeyin kenarı
İşleme : oya , örgü örme
İşlik : pamuklu gömlek
Kelem : lahana
Keşkek : mahalli bir yemek
Kocabaş : şeker pancarı
Keşik : sıra
Katık : yağsız yoğurt
Kos kos : kızarak uzaklaşmak
Odura : Lades
Şilepe ;Meyva yedikten sonra elde kalan pislik
Tuyma :Bir seyi ezberinden yapmak. -Bu garanlıgda tuymuna gidiyon valla
Pinlik : Kümes
Tokaç: çamaşır yıkarken kullanılan, odundan yapılan bir sey. çamaşırı tokacı üstüne vurarak yıkarsın.
Esbap taşı: tokacla camaşır yıkarken, çamaşırın altına koyulan taş.
Küskü: önceden ağır esalari taşımaya yarayan, genelde 2 metre uzunluğunda olan bir odun!!
Zeklenmek: birinin taklidini yapmak, yaptığını tekrarlamak
Ağu: Zehir
Dangıdan: Aniden
Galuk: Evde kalmış ve yaşı geçmiş kız
Garamak: Kötülemek, karalamak
Gulaklı: İki saplı bakır yemek kabı
Kemre: Hayvan gübresi
Makat: Sedir
Modurdanmak: Kendi kendine söylenmek
Öllüğün körü: Elinin körü (kızma ifadesidir)
Öllük: Elenmiş killi toprak (kundaktaki çocukların altına ısıtılarak konurdu eskiden)
Pahla: Fasulye
Peşkür: Havlu
Seğirtmek: Koşmak
Sokranmak: Söylenmek
Somak: Mısır koçanı
Şallak: Çıplak
Tumman: Pantolon, uzun paçalı külot
Zımzık: Yumruk
Biyol : Bir kere, Bir defa, Birkez
yüğürt : Hızlı yürü, koş
Ağartu: Süt Ürünleri
İttuba :…………….?
Evvela : ilk önce
Tuymuna; Ezbere
EĞER
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde ‘onca ayrılığın birinci dereceden failidir’ denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse…
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
CAN YÜCEL.
paylaşmadan edemedim
follow: